Kıskançlık İle Başa Çıkabiliyor Musunuz?

0 17.565

Kıskançlık İle Başa Çıkabiliyor Musunuz?

Kıskançlık, çocukluk yaşlarından itibaren hemen her bireyin hayatında en az bir kere yaşadığı sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. “Kıskançlık İle Başa Çıkabiliyor Musunuz?” konulu bu yazımızda siz değerli kadin.tc okurlarımızla hayatımızın bir parçası olan bu duygu ile ilgili bilgiler paylaşalım istiyoruz….

İş yaşamında da sıklıkla karşılaştığımız sorunlardan biri olan kıskançlık aslında makul boyutlarda olduğunda kişiyi motive edici olabiliyor ama bizlerin bu yazımızda bahsetmek istediğimiz konu kişinin hem kendisine hem de çevresine zarar verecek boyutlara verebilen kıskançlıkla nasıl başa çıkabileceğimiz ile ilgili olacak.

Konuyu ikili ilişkilerimiz ve özel hayatımızdan ele alırsak yeni başlayan ilişkilerde karşımızdaki kişinin bizi beğendiğini hissettirmesi, sahiplenilmek ve kıskanılmak hoşumuza gidebilir ve aidiyet duygumuzu artırabilir. Fakat bu duygu ileri boyuta ulaşır ve günlük hayatımıza karmaşa getirmeye başlar ve özgürlüğü sınırlamaya başlar ise o zaman tehlike çanları çalmaya çoktan başlamıştır denilebilir. İşte bu noktada ilişkinin sorgulanması muhakkak gerekli olacaktır.

Kıskançlık İle Başa Çıkabiliyor Musunuz?

Kıskançlık Ne Demektir?

Bazen başkalarının sahip olduklarına sahip olma isteğimiz, bazen kendimizi ikinci kişilerle kıyaslamamız, bazen sahip olduklarımızı başkalarının kapabileceği düşüncesi, sahip olduklarımızı yitirme duygusu kıskançlığın oluşmasına neden olan sebeplerin başında gelir. Kıskançlığa neden olan bu duygular aşırı bir hal aldığında ise karmaşıklaşır ve içinden çıkılamaz bir hal alıp sevdiklerimizi veya sahip olduklarımızın tamamıyla bizden uzaklaşmasına neden olabilir.

Kıskançlık aslında insanoğlunun doğasında olan bir duygu veya davranıştır. Sahiplenme duygusu, kendimizi başkaları ile kıyaslamamız, daha iyiye ulaşma çabası temelinde son derece insani duygular olmasına karşın bu duyguların hayatımızı ele geçirmemesi gereklidir.

İkili ilişkilerin sağlam bir temele oturması her iki kişinin de kendilerine ait bir yaşam alanı olduğunu kabul etmesi ve yaşam alanlarımıza karşılıklı olarak saygı duymamız durumunda gerçekleşir. Aksi durumlarda yani müdahalenin arttığı, izin alma ve izin verme durumlarının oluştuğu ben merkezci ilişkiler her iki kişinin de bir süre sonra sorunlu ilişki yaşamasına neden olacaktır.

İleri seviyedeki kıskançlığın hem nedeni hem de sonuçları arasında yer alan güvensizlik sorunu ilişkileri sarsar ve çıkmaza sokar. Mutlu bir ilişkinin temeli sevgi ve güvendir. Unutulmamalıdır ki, sevgi kıskanmak değildir veya kıskanmak ile sahiplenmek aynı değildir.

Kıskançlığın Kontrolsüz Olduğunu Nasıl Anlayabiliriz?

Yazımızın ilk cümlelerinde belirttiğimiz kişinin yaşamını değiştirmeyen veya başka bir kişinin yaşamına müdahale oluşturmayan kıskançlıklar insan doğası gereği normal karşılanabilir ama rahatsız edici boyutlarda olan kıskançlıklar ilişkileri olumsuz olarak etkileyebilir hatta ayrılıklara neden olabilir. Peki, kıskançlığın kontrolsüz olduğunu nasıl anlayabiliriz?

Eşler arasındaki kontrolsüz ve rahatsız edici kıskançlığı ele alırsak; birbirlerinin e-postalarını devamlı kontrol etmek, telefon mesajlarını kontrol etmeye çalışmak, telefon konuşmalarını çoğu kez izinsiz olarak dinlemek, eş/sevgilinin kıyafetlerini, çantasını vs. kontrol etmek, sosyal hayatın ve arkadaşlık ilişkilerini sınırlandırmaya çalışmak, giyilecek kıyafetlerden bile onay alınmasını istemek gibi takıntılı davranışların hepsi zararlı kıskançlığın belirtileridir. Bu hareketlerin sürekli olması durumunda bireyler ilişkilerini yeniden gözden geçirmeli hatta psikolojik destek almalıdır.

Cevap bırakın

Yorumunuzu Buraya Girebilirsiniz.

Yorumunuz Girilmiştir.